26. nemlendirici (nostaljik) (arko yağlı krem)

arko yağlı krem diyince, dayanamayıp anneme sordum, var mı sende, diye. zaman zaman makyaj masasının üstünde, ortalarda bir yerlerde hep gözüme ilişiyor. bakayım dedim hala kullanıyor mu? hemen gidip getirdi. almış koymuş bir kenara. daha açılmamış, yepyeni. evin demirbaşı gibi bişey olmuş, kullanmasa da duruyor bir köşede.

açıp kokusunu alınca, böle kafamdan flashbackler, eski günler, bi dolu anılar geçti. annemin, küçük teyzemin, büyük teyzemin, teyzemin komşusu şefika teyze’nin, eski mahalleden komşumuz mübeccel teyze’nin, karadenizli fatma teyze’nin, annemin hemşerisi sevim teyze’nin ve daha bi dolu teyzenin evleri geçti aklımdan. teyzelerin evindeki günleri, benim çocuk olarak veya sonradan büyüyüp genç kız olarak katıldığım, hizmet ettiğim, çay doldurup teyzelere, komşulara gülümsediğim hanım günleri. bütün bunlar kafamdan o kadar hızlı geçti ki, arko kreme bir önceki yazımda “garip kıvamlı bir şey” dediğim için suçluluk duydum. içim sevgiyle doldu, yâd etmek istedim.

evet eski zamanlarda -ben çocukken- yağlı krem diye bir şey vardı. yüze, ele, dudağa, kuruluğa, kaşıntıya, yaraya, topuğa, dirseğe, ellere, ayaklara, kadına, erkeğe, çocuğa hep bu yağlı krem sürülürdü. arko (metal tüpte), nivea (lacivert yuvarlak metal kutuda), pond’s (almanya’dan getirmişlerdi) ve cire aseptine (nefis çiçek kokulu, sarı metal kutuda) bizim eve girenlerden markalarını hatırladıklarım.

kozmetik alışkanlıkları anneden filan geçmiyor, bi de bunu kesin olarak anladım. annem her türlü cilt probleminde, arko, bepanthene ya da nivea kullanıyorsa ve şimdi 60 küsur yaşında olup hala nefis bir cilde sahipse, ben şimdi neden cildimin en ufak zerresi için ayrı bir ürün kullanıyorum, bilmiyorum. çok çeşitli ürün var. kozmetik teknolojisi çok gelişti ve onlara ulaşmak da. yine de arada bir, hayatı basitleştirip sadeleştirmek, hemen yapamıyorsak bile en azından daha basit ve sade bir hayat için içimizde bir yer ayırmak gerekiyor sanırım.

fiyat: 0,65 ytl.

miktar: 20 cc.

aya benzer yüreğim:

9. şampuan (botanical hair treatment nettle herbal shampoo)
42. suya dayanıklı makyaj temizleyici (sephora face eye waterproof makeup remover)
50. el ve ayak kremi (lapitak)

This entry was posted on Perşembe, Kasım 20th, 2008 at 14:11 and is filed under cilt bakımı, vücut bakımı. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

8 kişi denemiş güzelleşmiş.

  1. lal

    Makyaj çantamdan eksik etmiyorum hala arko kremi. çok sık kullandığım söylenemez ama alışkanlık olmuş birkere vazgeçilmez :)
    kafamda çocukluk günlerim canlandı yazını okuyunca..

    sevgiler!

  2. seda

    lal–> sen de mi kullanıyorsun hâlâ, harika! :)

  3. melusina

    Nostalji oldu birden :)
    kardeşimle bu arko kremleri dudağımıza sürüp beyaz ruj (!) görüntüsü verir dudaklarımızı birbirine değmesin diye 333 yapardık :)
    Annem ve annaemin cildi de cire aseptin , arko , hacı şakir sabun :) kullanmalarına rağmen bebek gibi . annem 45 yaşında cildinde kırışık yok. Demek ki bebek cildi çok para harcamak arasında doğru orantı yok

  4. seda

    melusina–> bebek cildine sahip olmak biraz şans işi bence. eğer o kadar şanslı değilsen kozmetik kullanmak gerekiyor işte, ne yapalım :) blogun pek şeker bu arada :)

  5. melo

    ben hiç sevmem arkoyu cildi karartıyor ellerin kapkara ve vıcık vıcık yağ oluyor. siz hala annenizin kremini mi kulanıyorsunuz?

  6. nil

    arkadaşlar,yaklaşık 10 gündür arko krem kullanıyorum.normalde cildim hassas,bişey sürmezsem kurur,nemlendirici sürersem de sivilce yapar.arko kremden memnun kaldım,yumuşacık yapıyo.sivilce de yapmadı ama çok az sürüyorum.denemenizi tavsiye ederim.

  7. nil

    ayrıca makyaj altına da kulllayorum.Gayet memnunum:)

  8. tülin

    arko nem kullandığımdan beri cildim taze canlı ve pürüzsüz görünmeye başladı ama gece yatarken kullanıyorum sadece -gündüz kullanırsak cilti karartıyor herkes denemeli

Siz de yorum yapın: