ben
yıllardır, yani benden hayli büyük ablalarımın kullandığı kozmetiklere özendiğim lise yıllarımdan beri, kozmetik kullanmak benim için vazgeçilmez bir şey haline geldi. cilt bakımı, saç bakımı, vücut bakımı, tırnak, diş, ayak, el bakımı, yaz, kış, güneş korumaları. vücut, kendi haline bırakıldığında garip şekilli bir çalıya dönüştüğü için, bakım yapmak ve en önemlisi bunu sürekli ve aksatmadan yapmak gerekiyor. dolayısıyla aynamın önü kozmetiklerden yana hiç boş kalmıyor.
ama son zamanlarda şunları fark ettim:
- yolculuğa çıkarken, kozmetiklerim kesinlikle unutulmaması gerekenlerin en başında yer alıyor. çantamın yaklaşık 5′te 1′ini kozmetik, makyaj ve bakım malzemeleriyle dolduruyorum.
- evde, aynı çeşit ürün, mesela bir yüz yıkama sabunu/jelinden aynı anda 3-4 tane olmaya başladı. buna şampuanlar, vücut losyonları, saç şekillendirici ürünler vs. dahil. bir tane almışım, yarısını kullanmış, beğenmemiş, bir yenisini almışım. yarım olanı da atamıyorum, evde durup durmaya devam ediyor.
- durmaya devam eden bu ürünlerin bazılarının son kullanma tarihi var, bazılarının yok. bunu ne yazık ki takip edemiyorum.
- aynı çeşitten birden çok ürün almanın tek istisnası makyaj malzemeleri. ne kadar çok göz farı alsan da, asla her renge sahip olmuş olmuyorsun. asla “off ne çok rujum var, yeter, bıktım” demiyorsun. yine de, makyaj çantam yarısına dek kullanılıp bir nedenden (bu bir nedenin ne olduğunu tam çıkaramıyorum :), benzer tonda alınmış başka bir ruja yerini kaptırmış olarak duran “yaşlı” rujlarla dolu. demek ki yeni alınan makyaj malzemesi, her daim bir öncekini unutturuyor.
- bazı ürünler de, üstünde yazılan, reklamlarında söylenen vaatleri yerine getirememiş oldukları için bir kenara atılmışlar. bu ürünlere karşı nefret doluyum.
- beni en çok mutlu eden şeylerden biri ise, dibine kadar kullanıp bitirdiğim bir kozmetik ürünün boş şişesini/kavanozunu çöpe atmak. bu sayede, hayatta yapmış olduğum bir alışverişin hakkını tam olarak verdiğim için pek mutlu oluyorum. ama hemen ardından, yarı dolu, kullanılmayı bekleyen diğer ürünlere bakıp, hüzünleniyorum.
o halde, eğer o ürünü almadan önce, gerçekten kullanmış birisi görüşlerini bana söylemiş olsaydı, çok iyi olabilirdi. hem bana uygun olup olmadığını anlardım, hem de boşa para harcamamış olurdum. ürünlerin reklamlarında ya da kataloglarında yazılanlar, biraz abartılmış oluyor. biraz da artık hep aynı kelimeler kullanılıyor çünkü.
bunu benim gibi yaşayan pek çok kadın vardır mutlaka. ben, bizzat kullandığım ürünleri ve onlarla ilgili deneyimlerimi yazacağım burada.
seda
—